Bugün meditasyonun iyi geçip geçmediğini sayılarla görme girişimi ABD’den geldi. Carnegie Mellon Üniversitesi’ndeki bir laboratuvardan doğan meditasyon uygulaması Equa, 26 Ekim’de Pittsburgh’da yayımladığı basın bülteninde, meditasyon sırasında telefonu göğsün üzerine koyarak her nefesi takip eden Meditation Performance Insights özelliğini kullanıma sunduğunu açıkladı. Bileğe ya da göğse ayrıca takılan bir giyilebilir cihaz gerekmiyor; yalnızca telefonun içindeki hareket sensörleri kullanılıyor.

Her nefes kaydediliyor, seans bitince 0’dan 100’e puan veriliyor
Kullanımı basit. Uygulamadaki rehberli meditasyonu başlatıp telefonu göğsünüzün üzerine koyuyorsunuz. Nefes alıp verirken göğsün yükselip alçalmasını sensörler algılıyor. Seans bittiğinde, bu süre boyunca nefesinizin nasıl değiştiğini gösteriyor ve puan veriyor. Equa’nın resmî internet sitesi, bu puanı 0 ile 100 arasında bir meditasyon performans puanı olarak tanımlıyor; ideal aralıkta geçirilen süreyi, dakikadaki nefes sayısını ve nefes düzenliliği gibi ölçütleri de gösterdiğini belirtiyor. App Store’daki tanıtım ekranında, telefonu göğüs bandına yerleştirerek kullanma yöntemi de anlatılıyor.
Uygulama iPhone ve Android cihazlara indirilebiliyor. Fiyatı, kullanıcıların kendi bütçelerine göre belirlediği bir modelle sunuluyor. Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su Matthew Polowitz, basın bülteninde meditasyon sırasında vücutta meydana gelen değişimleri artık gerçekleşirken izleyebileceğimizi söyledi.

15 yıllık araştırma laboratuvarından doğan uygulamanın adı dinginlikten geliyor
Equa’nın kökleri, Carnegie Mellon Üniversitesi Sağlık ve İnsan Performansı Laboratuvarı’na (Health and Human Performance Lab) dayanıyor. Laboratuvarı yöneten Profesör David Creswell, Carnegie Mellon Üniversitesi’nde psikoloji ve sinirbilim alanında kürsü profesörü. Creswell, 15 yılı aşkın süredir farkındalık meditasyonu üzerine klinik araştırmalar yürütüyor ve 75’ten fazla bilimsel makale yayımladı. Plasebo kontrol gruplu farkındalık klinik deneylerine de birçok kez liderlik etti. Equa’nın kurucu ortağı ve baş bilim sorumlusu olan Creswell, şirketi Polowitz’in Carnegie Mellon Üniversitesi’nde inovasyon ve ticarileştirme bursiyeri olduğu dönemde kurdu.
Uygulamanın adı, dinginlik anlamına gelen İngilizce equanimity sözcüğünden geliyor. Profesör Creswell basın bülteninde dinginliği, akla ne gelirse gelsin tepki vermeme becerisi olarak açıklıyor ve farkındalığın işleyişindeki asıl unsurun sakinlik ya da gevşeme değil, bu olduğunu vurguluyor. Özelliğin geliştirilmesi, ABD Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü’nün (NIMH) R44MH134709 numaralı destek programı kapsamında yürütüldü.

Henüz deneme aşamasında: 18-30 yaş arası 60 kişiyle klinik çalışma sürüyor
Nefes ölçme özelliği, araştırması tamamlanmış bir teknolojiden çok, hâlâ doğrulanma aşamasında. ABD’nin klinik deney kayıt sitesi ClinicalTrials.gov’a göre Equa, bu özelliği iki aşamada test etti. İlk çalışma, Mayıs 2024’ten Ağustos 2025’e kadar psikolojik sıkıntı yaşayan 18-30 yaş aralığındaki 80 kişinin 14 modülden oluşan rehberli meditasyonlar sırasında nefes sinyallerini kaydetmesini ve geri bildirim sağlayan bir algoritma geliştirilmesini amaçladı.
Kayıtlara göre Temmuz 2025’te başlayan ikinci çalışma, 60 kişiyi hedefliyor ve katılımcı alımı sürüyor. Katılımcıların rastgele iki gruba ayrıldığı tasarımda, yalnızca bir gruba nefes değişim grafiği ve farkındalık becerisi puanı gösteriliyor; kullanım memnuniyeti ve farkındalık becerilerindeki değişim karşılaştırılıyor. Sonuçlar henüz açıklanmadı. Bu duyuruda, yalnızca telefon sensörleriyle ölçülen nefesin ne kadar doğru olduğuna ilişkin ayrı bir doğrulama sonucu da yer almıyor. Şirketin internet sitesinde paylaştığı etkililik rakamları kendi verilerine dayandığından bu haberde ele alınmadı.

Kullanıcıların yüzde 95’i bir ay içinde bırakıyor: Puan motive mi eder, baskı mı yaratır?
Profesör Creswell, geçen yıl eylül ayında ABD’de yayımlanan sağlık yayınlarından The Educated Patient’a verdiği röportajda meditasyon uygulaması indiren kişilerin yüzde 95’inin bir ay içinde kullanmayı bıraktığını söyledi. Kısa sürelerle başlamayı, meditasyonu küçük ödüllerle ilişkilendirmeyi, hatırlatıcıları ve seri kayıtlarını kullanarak alışkanlık geliştirmeyi önerdi. Nefesi ölçüp puan gösteren bu özellik de düzenli kullanım sorununa çözüm arayan bir araç olarak görülebilir.
Bilginin durmaksızın aktığı bir çağda, doğru yapıp yapmadığını gözle görmek istemek doğal. Meditasyona yeni başlayan biri için tek bir grafik, bugün de oturup denemek için bir neden olabilir. Öte yandan puan, bir başka karneye dönüşebilir. Puanı yükseltmeye uğraştığımız anda nefes yeniden gerilir. Profesör Creswell’in sözünü ettiği dinginlik, akla ne gelirse gelsin tepki vermeme gücüyse, düşük bir puanı görüp sarsılmadan izlemek de pratiğin bir parçasıdır. Ölçümü bir rehber olarak kullanmak, meditasyonun ölçütünü ise bedenimizin hissettiklerinde bulmak daha yerinde olur.
Uygulama olmasa da avuç içi sensör olabilir: Bugün deneyebileceğiniz göğüs nefesini fark etme çalışması
Bu özelliği ilginç kılan, meditasyonun başlangıç noktasını yeniden nefese ve bedene yerleştirmesi. Telefon göğsün yükselip alçalmasını nasıl algılıyorsa, ellerimiz de aynı şeyi yapabilir. Uzun süre oturmakta zorlananlar uzanarak başlayabilir. Sırtüstü uzanın; bir elinizi göğsünüze, diğerini karnınıza koyun. Nefesinizi değiştirmeye çalışmadan, avuçlarınızın altında bedenin şişip inmesini hissedin. Nefesleri birden ona kadar sayın; sayıyı şaşırırsanız yeniden birden başlayın. Nefesleri sayarak zihni toplama yöntemi olan susikwan, Kore’deki meditasyon çevrelerinde de uzun zamandır uygulanan bir başlangıç yöntemidir.
Meditasyonu makineyle ölçmenin mi yoksa elle hissetmenin mi daha uygun olduğu kişiden kişiye değişir. Sayılar düzenli devam etmenizi sağlıyorsa ölçüm uygulaması iyi bir eşlikçi olabilir. Ekrana bakmak bile yoruyorsa telefonu bırakmak ilk meditasyonunuzdur. Her iki durumda da başlangıç noktası, bugün nefesinizin nasıl aktığını bir kez fark etmektir.
Haber iletişim: fare3041@naver.com
