ABD’deki Mount Sinai Icahn Tıp Fakültesi araştırma ekibi, ilaç tedavisi gören opioid kullanım bozukluğu hastalarına 8 hafta boyunca Farkındalık Odaklı İyileşme Güçlendirme (MORE) programını ekledi. Randomize klinik araştırmanın sonuçları, uyuşturucu ipuçlarına tepki veren prefrontal korteks aktivitesinin değiştiğini ve aşermenin azaldığını gösterdi. Araştırma, 28 Ekim’de JAMA Psychiatry adlı psikiyatri dergisinde yayımlandı.
Opioidler; eroin, fentanil ve bazı ağrı kesicileri kapsayan narkotik maddelerdir. ABD’de onlarca yıldır metadon ve buprenorfin gibi ilaç tedavileri uygulanıyor. Ancak araştırma ekibi makalede, aşırı doz kaynaklı ölümlerin hâlâ yüksek düzeyde olduğuna dikkat çekerek bağımlılığın beyindeki mekanizmalarını hedef alan yöntemlere daha fazla ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bu araştırmada, söz konusu yöntemlerden biri olan farkındalık uygulaması denendi. Amaç, ilacı bıraktırmak değil, ilaç tedavisine farkındalık uygulamasını eklemekti.

Trainspotting filminden sahneler de gösterildi: Beyin görüntülemeyle incelenen ilk randomize klinik araştırma
Araştırma, New York’taki uzun süreli yatılı tedavi tesisi Samaritan Daytop Village’da yürütüldü. Mount Sinai’nin basın açıklamasına göre araştırmaya opioid kullanım bozukluğu olan 86 yetişkin katıldı; katılımcıların tamamı metadon ya da buprenorfin kullanıyordu. Katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı ve 8 hafta boyunca MORE ya da karşılaştırma tedavisi olan psikoeğitim ve destek tedavisini aldı. Karşılaştırma tedavisi de aynı süre boyunca, aynı grup formatında yürütülerek farkındalık uygulamasının kendisinden kaynaklanan farkın görülmesi amaçlandı. Klinik araştırma Kasım 2020’den Eylül 2024’e kadar sürdü.
Araştırma ekibi, tedavinin öncesinde ve sonrasında fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) yaptı. Katılımcılar, uyuşturucuyla ilişkili ve yiyecek gibi gündelik doğal ödülleri içeren fotoğraflara bakarken tepkilerini düzenleme görevi yaptı. Ayrıca uyuşturucu bağımlılığını konu alan Trainspotting filminden uyuşturucu sahneleri de gösterildi. Amaç, beynin laboratuvar fotoğraflarından ziyade gerçek yaşama daha yakın uyaranlara nasıl tepki verdiğini incelemekti. Araştırma ekibi, bunun farkındalık temelli tedavinin bağımlılıkla ilişkili beyin işlevlerini nasıl değiştirdiğini fMRI ile inceleyen ilk randomize klinik araştırma olduğunu belirtti.
Haftada bir, 2 saat; 8 hafta boyunca farkındalık, yeniden değerlendirme ve tadını çıkarma egzersizleri
MORE, ABD’deki California Üniversitesi San Diego’dan (UCSD) Profesör Eric Garland’ın geliştirdiği bir grup programı. Garland bu araştırmada da ortak yazar olarak yer aldı. Makaleye göre katılımcılar, 8 hafta boyunca haftada bir kez 2 saatlik oturumlarda bir araya geldi.
Program üç tür egzersizden oluşuyor. İlki, o anda bedende ve zihinde olup biteni fark etmeye yönelik farkındalık çalışması. İkincisi, uyuşturucuyu hatırlatan durumlara farklı bir bakış açısından yeniden yaklaşmayı içeren bilişsel yeniden değerlendirme. Üçüncüsü ise tadını çıkarma: güneş ışığı ya da bir fincan sıcak çay gibi gündelik güzel anlara bilinçli olarak odaklanma pratiği. Bağımlılık derinleştikçe kişi, uyuşturucu dışında pek az şeyden keyif alabilir hâle geliyor. Tadını çıkarma egzersizi, körelen gündelik haz duygusunu yeniden hissetmeye yardımcı oluyor.

Beyin gündelik hazlara yöneldikçe aşerme daha fazla azaldı
Sonuçlar üç başlıkta toplandı. İlk olarak, uyuşturucu fotoğraflarına verilen tepkiyi azaltmaya yönelik görevde MORE alan grubun, karşılaştırma grubuna kıyasla uyuşturucuya yönelimle ilişkili lateral prefrontal korteks aktivitesi azaldı. Prefrontal korteks, dürtüleri düzenleme ve neyin değerli olduğuna karar verme süreçlerinde rol oynayan bir beyin bölgesidir.
MORE grubunda, uyuşturucu ipuçlarına karşı prefrontal korteks tepkisi daha fazla değişen ve yiyecek fotoğraflarını incelerken ventromedial prefrontal korteks aktivitesi daha yüksek olan kişilerin aşermesi daha fazla azaldı. Beynin odağının uyuşturucudan gündelik doğal ödüllere yönelme düzeyinin, aşermedeki azalmayla bağlantılı olduğu görüldü. Makalede bu ilişkinin yalnızca MORE grubunda ortaya çıktığı belirtildi.
Film sahnelerine verilen tepkilerde de fark görüldü. MORE grubunda, uyuşturucu sahneleri izlenirken medial prefrontal korteksin sahnelerle eşzamanlı etkinliği karşılaştırma grubuna göre daha düşüktü. Bu eşzamanlılığı daha fazla azalan kişilerin, sahnelerin tetiklediği aşermesi de daha fazla azaldı. Tedavinin tamamlanmasından yaklaşık 4 ay sonraki takip değerlendirmesinde, MORE grubunun uyuşturucudan uzak kaldığı süre karşılaştırma grubuna göre daha uzundu.
Kıdemli yazar Profesör Rita Goldstein basın açıklamasında, "Bağımlılıkta prefrontal korteksin işlevi sabit değildir; beyin işlevlerinin iyileşmesi mümkündür" dedi. İlk yazar Dr. Yifeng Huang, opioid tedavisinde kullanılan ilaçların hayat kurtardığını, ancak beynin aşermeyi tetikleyen ipuçlarına verdiği tepkiyi yeniden eğitmek üzere tasarlanmadığını belirtti. Huang, araştırmada gözlemlenen değişikliklerin beyinde gerçekleşen iyileşmenin bir parçası olabileceğini açıkladı.
İlaçların yerini tutmuyor; analizlerin tamamlandığı gruplar onlarca kişiden oluşuyor
Araştırmada öncelikle vurgulanması gereken nokta, MORE’un ilaç tedavisinin yerine geçmediği. Katılımcıların tamamı metadon ya da buprenorfin tedavisi görürken farkındalık uygulaması da tedaviye eklendi. Araştırma ekibi de MORE’u ilaç tedavisine yardımcı bir uygulama olarak konumlandırdı. Bu sonuçlar, yalnızca farkındalık uygulamasıyla opioid bağımlılığından kurtulmanın mümkün olduğu şeklinde yorumlanmamalı.
Sayıları da temkinli değerlendirmek gerekiyor. Basın açıklamasında araştırmaya 86 kişinin katıldığı belirtilirken, makalenin özetine göre uyuşturucu ipuçlarına verilen tepkilerin analizinde 59 kişi (MORE grubunda 24, karşılaştırma grubunda 35), film izleme analizinde 37 kişi, 4 aylık takip analizinde ise 38 kişi (MORE grubunda 13, karşılaştırma grubunda 25) yer aldı. Uyuşturucudan uzak kalınan süredeki fark istatistiksel olarak anlamlıydı, ancak etki büyüklüğü küçük olarak bildirildi. Uyuşturucu ipuçları analizine katılanların 13’ü kadındı; bu, katılımcıların yaklaşık %22’sine karşılık geliyordu. Araştırma ekibi, aynı sonuçların daha büyük ve çeşitli katılımcı gruplarında, farklı tedavi ortamlarında da elde edilip edilmediğinin doğrulanması gerektiğini belirtti. Ayrıca cinsiyetin ve hormonların tedaviye verilen yanıta etkisini incelemek için kadın katılımcı sayısını artırmayı planladığını açıkladı.
MORE’un opioid bağımlılığından iyileşme alanında denendiği ilk araştırma bu değil. Aynı dergide Aralık 2023’te çevrim içi yayımlanan başka bir klinik araştırmada, ABD’nin New Jersey eyaletindeki beş metadon tedavi merkezinde kronik ağrısı olan 154 hastanın mevcut tedavisine video bağlantısı üzerinden 8 haftalık MORE programı eklendi. Bu grubun uyuşturucuya yeniden başlama ve tedaviyi bırakma riski, yalnızca mevcut tedaviyi alan gruptan daha düşüktü. Mount Sinai’de yürütülen bu araştırma, söz konusu etkilerin beyindeki hangi değişikliklerle birlikte ortaya çıktığını incelemeye yönelik bir girişim.

Sessizce oturulan bir meditasyon değil; yeniden değerlendirme ve tadını çıkarma pratiği
Meditasyon denince akla önce uzun süre bağdaş kurup oturmak ve zihni boşaltmak gelebilir. Bu araştırmadaki MORE programı ise biraz farklı bir yaklaşım benimsiyor. Katılımcılar bir araya gelerek o anki duyumlarını fark ediyor, aşermeyi tetikleyen durumlara farklı bir gözle bakıyor ve gündelik hayattaki küçük hazların tadını çıkarmayı çalışıyor; tüm bunlar tıbbi tedaviyle birlikte yürütülüyor. Bilgi ve uyaranların taştığı bir çağda, dikkatimizi neyin dağıttığını ve neleri gözden kaçırdığımızı fark etme becerisi yalnızca bağımlılıkla mücadele edenlerin meselesi değil. Günlerini akıllı telefonlara ve kısa videolara kaptıran günümüz insanları için de tadını çıkarma pratiği hemen başlanabilecek bir adım olabilir.
Bağımlılıktan iyileşme sürecinde meditasyonun rolü, ilaçların ve sağlık profesyonellerinin yerini almak değil; onların yanında, kişinin zihnini yönetme becerisini geliştirmesine yardımcı olmaktır. Bu araştırmanın gösterdiği de bu olasılığın bir parçası. Bu haber kapsamında Türkiye’deki bağımlılık tedavi merkezlerinde farkındalık programlarının ne ölçüde kullanıldığını doğrulayamadık. Yurt dışında biriken bu kanıtların Türkiye’deki iyileşme alanında ve meditasyon eğitmenleri arasında da birlikte ele alınmasını umuyoruz. Bağımlılık nedeniyle tedavi görüyorsanız meditasyona başlamadan önce sağlık ekibinize danışmanız iyi olur.
Haber iletişim: fare3041@naver.com
