Gözleri kapatıp ses çıkarırken bedenin hareketlerine kendini bırakmak, kişiyle çevresi arasındaki çizgiyi bulanıklaştırabilir mi? Fransa'daki Bourgogne Avrupa Üniversitesi (Dijon) araştırma ekibi, herhangi bir ilaç ya da harici cihaz kullanmadan kendi kendilerine trans hâline giren 17 uygulayıcıyı inceledi. Ekip, trans sırasında beden sınırlarının belirgin olduğu hissinin büyük ölçüde azaldığını; çevreyle bir olmuş gibi hissetme ve iç huzurun arttığını bildirdi. Makale 27 Ağustos'ta Neuroscience of Consciousness dergisinde yayımlandı; ABD merkezli psikoloji yayın organı PsyPost araştırmayı 14 Ekim'de tanıttı. Araştırma ekibi, bunun aynı zamanda küçük örneklemli bir ön çalışma olduğunu vurgulayarak transın bir tedavi yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Davul ritimlerinden yola çıktı, geriye ses ve hareket kaldı: Bilişsel trans nedir?
Araştırmada incelenen uygulama, kendiliğinden başlatılan bilişsel trans (auto-induced cognitive trance) olarak adlandırılıyor. Makaleye göre yöntem, Moğol şamanlarının davul sesleri gibi geleneksel trans ritüellerinde kullanılan tekrarlı ritimleri yeniden üretme girişiminden doğdu. Belirli ses tekrarlarının birçok kişiyi trans hâline soktuğuna ilişkin gözlemler biriktikçe yöntem standartlaştırıldı. Bugün bu hâle, harici müzik olmadan kişinin kendi çıkardığı sesler ve beden hareketleriyle giriliyor. Ritüel ya da sembol sistemi içermeden, seküler biçimde öğretilmesi de yöntemin özelliklerinden biri. Araştırma ekibi bu hâli, dış çevreye ilişkin farkındalığın daraldığı ancak kişinin bilincinin açık ve uyanık kaldığı bir durum olarak tanımladı.
Katılımcılar, bu yöntemi Paris'teki Transcience Enstitüsü'nde öğrenmiş uygulayıcılardı. 13'ü kadın, 4'ü erkek olan katılımcıların yaş ortalaması 49'du; eğitimlerini ortalama 15 ay kadar önce almışlardı. Çoğu haftada birkaç kez, her seferinde yaklaşık 10 dakika uygulama yapıyordu. Katılımcıların eğitim düzeyi yüksekti ve aralarında sağlık alanında çalışanlar fazlaydı.
17 kişinin hatırladığı iki an: Önceki akşamki yemek ve yaşadıkları en derin trans
Araştırma ekibi, katılımcılardan iki anı rastgele sırayla hatırlamalarını istedi. Bunlardan biri en son yemek yedikleri an, diğeri ise hafızalarında yer edecek kadar yoğun yaşadıkları derin trans deneyimiydi. Katılımcılar her andaki düşünce ve duygularını serbestçe anlattı; öz farkındalıklarını ve duygusal durumlarını 0 ile 100 arasında puanladı.
Önce zihindeki düşünceler değişti. Geleceği düşünerek dalıp gitme süresi yemek sırasında yüzde 31,5 iken trans sırasında yüzde 2,7'ye indi. Düşünce ve duyguları kendilerinin oluşturduğu hissi 67,4 puandan 12,1 puana, zamanın akışını hissetme ise 64,3 puandan 7,0 puana düştü. 17 katılımcıdan 11'i trans sırasında zamanın ne kadar hızlı geçtiğini kestiremedi.

Beden algısı bulanıklaştı, bütünlük hissi 28,4'ten 75,9'a çıktı; iç huzur da 30 puan arttı
Bedene ilişkin algıdaki değişim daha büyüktü. Katılımcıların bedenlerinin hareketlerini kontrol ettikleri hissi 83,8 puandan 10,4 puana indi. Beden sınırlarının belirgin olduğu hissi 83,8 puandan 36,5 puana gerilerken, çevreyle bir olma hissi 28,4 puandan 75,9 puana yükseldi. Tek bir noktaya bağlı olma hissi de 85,7 puandan 50,4 puana düştü. İlginç biçimde, kişinin kendi bedeni olduğu ve sahnenin merkezinde bulunduğu hissinde iki durum arasında büyük bir fark görülmedi.
Duygular açısından genel mutluluk hissi 50,5 puandan 74,2 puana, iç huzur ise 44,3 puandan 74,7 puana yükseldi. Memnuniyet de arttı ancak bu fark istatistiksel açıdan anlamlı değildi. Trans sırasında mutlulukla en belirgin biçimde bağlantılı olan şey, kişinin kendini sahnenin merkezinden geri çekilmiş ve tek bir noktaya daha az bağlı hissetmesiydi. Dalıp gitmenin azalmasına benzer biçimde, düşüncelerdeki değişimin mutlulukla belirgin bir ilişkisi yoktu. Araştırma ekibi, bulguları benmerkezciliğin gevşemesiyle iç huzurun artabileceğini öne süren kuramsal modelleriyle uyumlu olarak yorumladı.

Bazı katılımcılar korku yaşadı; araştırmacılar sınırlılıkları baştan belirtti
Her deneyim rahatlatıcı değildi. Bazı katılımcılar korku ya da üzerlerine bir ağırlık çöküyormuş hissi yaşadıklarını anlattı. Bazılarıysa kendilerini gözlemleyen yanlarının bir fren gibi işleyerek transın derinleşmesini engellediğini söyledi. Katılımcılar istedikleri zaman trans hâlinden çıkabildiklerini belirtti; araştırma ekibi bu özelliğin patolojik dissosiyasyondan farklı olduğunu açıkladı. Ekip ayrıca kişinin kendi deneyimindeki değişimlerin sarsıcı olabileceğinin meditasyon araştırmalarında da gözlemlendiğini ekledi.
Araştırma ekibi sınırlılıkları da öncelikle kendisi açıkladı. Yalnızca 17 kişinin katıldığı bu ön çalışmada etki büyüklüğü abartılmış olabilir; aynı kurumda eğitim almış uygulayıcıların beklentileri de benzer olabilir. Ortak yazarlardan biri bu uygulamayı öğreten enstitüde çalışıyor. Katılımcıların geçmiş deneyimlerini hatırlayıp yanıt vermesi yoğun anıların çarpıtılmasına yol açmış olabilir; ayrıca yaşanmış en derin transın sıradan bir yemek anıyla karşılaştırılması farkı olduğundan büyük göstermiş olabilir. Araştırma tek bir zamandaki değerlendirmeye dayandığından nedensellik ya da kalıcı değişimler hakkında da çıkarım yapılamaz. Baş yazar araştırmacı Pierre d'Oliveira PsyPost'a, bu deneyimlerin her zaman keyif vermediğini ve herkese uygun olmayabileceğini söyledi. Araştırma ekibi, bulguların transın insanları daha mutlu ettiği anlamına gelmediğini, yalnızca o andaki durumu kaydettiğini özellikle belirtti.

Oturmadan, hareket ederek girilen bilinç çalışması: Önce kendinize uygun olup olmadığını sorun
Bu araştırmayı ilginç kılan, sessizce oturmaya dayanmayan; ses çıkarıp bedeni hareket ettirerek girilen bir bilinç hâlini bilimsel bir dille kayda geçirmesi. Düşünceleri durdurmaya çalışmak yerine bedenin önce hareket etmesine izin vermek bazı insanlar için daha kolay olabilir. Araştırma ekibinin sonraki aşama için belirlediği sorular da aynı doğrultuda. Uygulama tekrarlandıkça bu deneyimlerin benlik algısında kalıcı değişiklikler bırakıp bırakmadığını; uygulayıcıların beklentilerinin, eğitimin verildiği ortamın ve gündelik hayata dönünce deneyimi nasıl anlamlandırdıklarının ne tür bir rol oynadığını incelemeyi planlıyorlar.
Trans uygulamasını meditasyonla aynı şey olarak görmek doğru olmaz. Bununla birlikte, bedenini sallayarak ya da ses çıkararak yapılan dinamik meditasyon biçimlerini arayanlar için başvurulabilecek bir kayıt sunuyor. Böyle bir uygulamayla ilgileniyorsanız beklentilerinizden önce güvenliğinizi düşünmeniz iyi olur. Tek başınıza derin bir transa girmek yerine, doğrulanmış bir eğitmen eşliğinde kısa sürelerle başlayın; kaygı ya da korku hissederseniz istediğiniz an durabilirsiniz. Travma ya da panik atak yaşıyorsanız önce bir uzmana danışın. Önemli olan belirli bir uygulamanın doğru olması değil, bedeninize ve zihninize uygun bir başlangıç noktası seçmektir.

Makale hakkında iletişim: fare3041@naver.com
