Psilosibin tedavisine 8 haftalık meditasyon eğitimi eşlik ederse ne değişir? USC’de depresyonlu 80 yetişkinle klinik çalışma başlıyor

Meditasyonun tedavi araştırmalarında yardımcı bir unsur değil, doğrudan sınanan müdahalenin kendisi olarak yer aldığı örnekler artıyor. ABD’deki Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) Keck Tıp Fakültesi araştırma ekibi, 7 Ekim’de depresyonu olan yetişkinlere psilosibin tedavisi uygulanırken sekiz hafta boyunca farkındalık, şefkat ve merhamet meditasyonu eğitimi de verilecek bir klinik çalışma başlatacağını duyurdu. Araştırma, ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığına bağlı Sağlıkta İleri Araştırma Projeleri Ajansı (ARPA-H) tarafından en fazla 4 milyon dolarla destekleniyor. Duyuru, araştırma sonuçlarını değil, klinik çalışmanın başlangıcını bildiriyor.

Psilosibin, bazı mantarlarda bulunan halüsinojenik bir maddedir. Güney Kore’de Uyuşturucu Maddelerin Kontrolü Kanunu kapsamında uyuşturucu madde olarak düzenlendiğinden, kişilerin bu maddeyi edinmesi veya kullanması yasaktır. ABD’de de federal yasalar uyarınca en sıkı denetlenen maddeler arasında (I. Çizelge’deki kontrollü madde) yer alıyor. Bu araştırma, yetkili bir araştırma kurumunda sağlık profesyonellerinin gözetiminde yürütülecek.

USC araştırma ekibi, psilosibin seansları sırasında sözsüz müzik çalacak; terapist ise katılımcının yanında bulunacak. (Fotoğraf: USC Keck Tıp Fakültesi (iStock))
USC araştırma ekibi, psilosibin seansları sırasında sözsüz müzik çalacak; terapist ise katılımcının yanında bulunacak. (Fotoğraf: USC Keck Tıp Fakültesi (iStock))


80 kişiden yalnızca 40’ı sekiz hafta meditasyon yapacak: Amaç, meditasyonun katkısını ölçmek

Araştırmanın adı EVIDENT-MAP. Ekip, Los Angeles’ta yaşayan ve depresyonu olan 80 yetişkini çalışmaya alacak. Katılım koşullarından biri dikkat çekiyor: Katılımcıların daha önce ne halüsinojen kullanmış ne de meditasyon yapmış olması gerekiyor. Katılımcılar iki gruba ayrılacak. Bir grup yalnızca psilosibin tedavisi alırken, diğer grup aynı tedaviye ek olarak sekiz haftalık farkındalık meditasyonu programına katılacak.

İki gruptaki tedavi süreci aynı olacak. İlk psilosibin seansından önce altı saatlik hazırlık psikoterapisi verilecek ve yaklaşık bir ay arayla iki seans yapılacak. Seansların arasında ve tedavi tamamlandıktan sonra, deneyimleri değerlendirmeye yönelik bütünleştirme danışmanlığı üçer kez gerçekleştirilecek. Meditasyon grubuna, şimdiki ana dikkat etmeyi sağlayan farkındalık; kendine ve başkalarına sıcak duygular yöneltmeye dayalı şefkat ve merhamet uygulamaları öğretilecek. Katılımcılardan her gün evde meditasyon yapmaları istenecek. İlk psilosibin seansı, meditasyon programının ikinci ve üçüncü haftaları arasına planlandı. Amaç, katılımcıların tedaviye meditasyon pratiğinde belli bir deneyim kazandıktan sonra başlaması.


“İşe yaramaz” anlatılarını çözümlemeye yarayan bir araç: Araştırma sorumlusu meditasyonu neden programa ekledi?

Araştırmaya liderlik eden Profesör Rael Cahn, USC Meditasyon Bilimi Merkezi’nin direktörü ve psikiyatri bölümünde klinik doçent. Çalışmadaki meditasyon programını da kendisi tasarladı. Profesör Cahn, aynı araştırma hattını ilk kez geçen haziran ayında duyururken farkındalık meditasyonunun, kişilere kendilerine yardımcı olmayan anlatıları çözümleme aracı sunduğunu söylemişti. Araştırmanın hipotezine göre meditasyon, depresyon yaşayan kişilerin sürekli tekrarladıkları benlik anlatılarını fark etmelerine ve bunlardan mesafe almalarına yardımcı olabilir. USC, meditasyon deneyimi yüksek kişilerle yürütülen önceki araştırmalarda meditasyonun halüsinojenlere verilen tepkiyi güçlendirebileceğine ilişkin bulgular elde edildiğini belirtti.

Tedavi odasının atmosferi de meditasyona yakın olacak şekilde düzenlendi. Profesör Cahn, seanslar sırasında terapistin etkin biçimde müdahale etmektense katılımcının yanında bulunan bir eşlikçi rolü üstlendiğini açıkladı. Eş araştırma sorumlusu Profesör Assal Habibi (USC Beyin ve Yaratıcılık Enstitüsü), klinisyenler ve bir müzik terapistiyle birlikte seanslarda kullanılmak üzere sözsüz parçalardan oluşan bir liste hazırladı. Farklı müzik geleneklerinden seçilen parçalar, psilosibinin etkisinin seyrine uygun biçimde sıralandı; en yoğun ana ise duygusal açıdan güçlü parçalar yerleştirildi. Araştırma ekibi, tedavi tamamlandıktan sonra aynı müziği dinletip beyin görüntülemesi yaparak yalnızca müziğin, tedavi deneyimiyle bağlantılı beyin sinyallerini ortaya çıkarıp çıkarmadığını inceleyecek. Profesör Habibi, halüsinojen kullanmadan müziğin kendi başına tedavi edici bir değeri olup olamayacağını öğrenmek istediklerini söyledi.

Henüz sonuç yok: Beyin dalgalarından bağırsak mikroplarına kadar neden veri toplanıyor?

Bu klinik çalışma, tedavinin etkili olduğunu kanıtlamış değil. Araştırma ekibi şimdi katılımcıları toplamaya hazırlanıyor; beyin dalgaları (EEG), manyetik rezonans görüntüleme (MRI), tükürük, kan ve dışkı örneklerinin yanı sıra psikolojik ve bilişsel testlerden elde edilen veriler ile giyilebilir cihaz kayıtlarını da geniş kapsamlı biçimde toplayacak. ARPA-H’nin EVIDENT programı, ruh sağlığı araştırmalarını hızlandırmak amacıyla gerçek zamanlı klinik verileri bir araya getiriyor. Desteklenen araştırmaların verileri, kişilerin kimliğini ortaya çıkaramayacak biçimde anonimleştirildikten sonra ulusal bir veri havuzuna aktarılıyor. Mühendis Profesör Srikanth Narayanan da çalışmanın eş araştırma sorumluları arasında yer alıyor.

Araştırma ekibi, ruh sağlığı sorunu olmayan kişilerde psilosibin ve farkındalık meditasyonunu birlikte sınayan bir çalışma da yürütüyor. USC, şimdiye dek 24 kişinin katıldığı çalışmanın ilk sonuçlarını umut verici olarak nitelendirdi ancak ayrıntılı rakamları açıklamadı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 2019’da psilosibin temelli bir tedaviyi majör depresif bozukluk için çığır açıcı tedavi adayı olarak belirledi. Ancak bu statü, geliştirme sürecinin daha hızlı değerlendirilmesini sağlıyor; tedavinin onaylandığı anlamına gelmiyor.

Güney Kore’deki okurlar için önemli olan madde değil, sekiz haftalık uygulama

Bu araştırmada Güney Kore’deki okurların dikkatini çekmesi gereken, kullanılan maddeden ziyade meditasyona verilen yer. ABD’deki bir üniversite hastanesi, ruh sağlığı tedavisine yönelik bir araştırma tasarlarken sekiz haftalık meditasyon eğitimini ayrı bir karşılaştırma koşulu olarak belirledi. Amaç, tedavinin etkisini artırmanın ve bu etkinin daha uzun sürmesini sağlamanın anahtarının meditasyon olup olmadığını incelemek. Bu, meditasyonun ruh halini yatıştıran bir yaşam alışkanlığının ötesine geçerek tedavi araştırmalarının bir bileşeni olarak sınanmaya başladığı şeklinde yorumlanabilir.

Araştırmada kullanılan uygulamalar, özel bir ekipmana gerek olmadan herkesin öğrenebileceği türden. Nefesin ve bedensel duyumların farkına varmaya dayalı farkındalık meditasyonu ile kişinin önce kendisine, ardından yakınlarına ve tanımadığı kişilere iyi dilekler yönelttiği şefkat meditasyonuna Güney Kore’deki meditasyon merkezlerinde ve çevrim içi programlarda da kolayca ulaşılabiliyor. Uzun süre oturmakta zorlananlar, yatarak yapılan beden taramasıyla veya yavaşça yürümeye dayalı yürüyüş meditasyonuyla başlayabilir.

Ancak depresyon, kişinin meditasyon yaparak tek başına çözebileceği bir sorun değil. Depresif duygular uzun süre devam ediyorsa veya günlük yaşam olumsuz etkileniyorsa öncelikle bir psikiyatri uzmanına danışmak gerekir. Meditasyonu bu süreçte kişiye eşlik eden bir araç olarak görmek daha güvenlidir. Bu klinik çalışmanın nasıl bir yanıt vereceğini öğrenmek birkaç yıl alabilir. Meditasyonun tedavinin etkisini daha derin ve uzun süreli kılıp kılamayacağı sorusuna bilim dünyası artık kapsamlı biçimde yanıt aramaya başladı.

Makale hakkında iletişim: fare3041@naver.com